Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkını ve Kıbrıs Adası'nın tamamını temsil etme yetkisine sahip olmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), adanın tümünü ilgilendiren meselelerde tek taraflı anlaşmalar akdetmesinin 'kabul edilemez' olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Rum liderliğinin, yalnızca adayı değil, bölgeyi de hedef haline getirme riski taşıyan adımlar atmaktan vazgeçmesi gerektiğini kaydeden Bakanlık, Fransa'yı da, bölgeye zarar veren girişimlerini sonlandırmaya davet etti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fransa ile GKRY arasında, Fransız askeri unsurlarının adada konuşlandırılmasının yanı sıra askeri alanda teknoloji paylaşımı, ortak askeri tatbikatların icrası, askeri alanda eğitim faaliyetleri ile askeri tesislere teçhizat desteği sağlanması ve Fransa-GKRY askeri sanayi iş birliğinin geliştirilmesi gibi unsurları içeren Kuvvetlerin Statüsü (SOFA) anlaşmasının dün imzalandığı hatırlatıldı.
-'Bu ve benzeri adımlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı açısından yok hükmündedir'
'İnsani amaçlar kisvesi altında esasen askeri kazanım ve avantaj elde etmeye yönelik giderek yoğunlaşan ve Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki özden gelen egemen eşit haklarını yok sayan bu adımlar, adamız ve bölgemizin güvenlik ve istikrarına ilişkin kurulan hassas dengeleri bozmaya yönelik olup Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı açısından yok hükmündedir' denilen açıklamada, yaşanan gelişmelerin, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin teminatı olan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantisinin taşıdığı hayati önemi bir kez daha teyit ettiği ve Anavatan Türkiye ile savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini daha da güçlendirme yönündeki ihtiyacı görünür kıldığı kaydedildi.
-'Samimiyetsizliğinin açık tezahürü'
'Bir yandan Doğu Akdeniz'e kıyısı dahi bulunmayan ülkeler de dahil olmak üzere çeşitli devletlerle askeri iş birliği ve silahlanma anlaşmaları imzalayan, yabancı askeri unsurların adamıza konuşlanmasına olanak sağlayan düzenlemeler yapan ve Kıbrıs'ın çeşitli askeri amaçlarla üs olarak kullanılmasına imkan tanıyan Kıbrıs Rum liderliğinin, diğer yandan da adada bir anlaşmaya varılabilmesi bağlamında 'sıfır asker, sıfır garanti' şartını sürdürmesi samimiyetsizliğinin açık tezahürüdür' denilen açıklamada, bu tür provokatif adımların, adadaki iki halk arasında güven eksikliğini daha da derinleştirdiği belirtildi.
-'Kıbrıs Rum liderliği, yalnızca adamızı değil, bölgemizi de bir hedef haline getirme riski taşıyan adımlar atmaktan bir an önce vazgeçmeli'
Kıbrıs Rum liderliğinin, sistematik biçimde Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını yok sayan ve adada oldubittilere yol açan tek taraflı adımlar atarak, gerçek niyetini açıkça gösterdiği vurgulanan açıklamada, Kıbrıs Türk halkını ve Kıbrıs Adası'nın tamamını temsil etme yetkisine sahip olmayan GKRY'nin, adanın tümünü ilgilendiren meselelerde tek taraflı anlaşmalar akdetmesinin 'kabul edilemez' olduğu kaydedildi.
'Kıbrıs Rum liderliği yalnızca adamızı değil, bölgemizi de bir hedef haline getirme riski taşıyan adımlar atmaktan bir an önce vazgeçmelidir' denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
'Kıbrıs adasındaki mevcut gerçekleri ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen egemen eşitlik haklarını göz ardı ederek, GKRY ile tek taraflı adımlar içerisine giren Fransa gibi devletlerin adadaki iki devlet arasında iş birliği ve diyalog yaratılması yönündeki sürece zarar vermeye devam ettikleri aşikardır.
1974 Mutlu Barış Harekatı ile Doğu Akdeniz'de sağlanan güvenlik ve istikrara yönelik düzende hiçbir şekilde yeri olmayan Fransa'yı da bölgemize zarar veren girişimlerine son vermeye davet ediyoruz.'