Ertuğruloğlu: 'Kıbrıs meselesi statü sorunudur, egemen eşit devlet politikasından geri adım atmayacağız'
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Azerbaycan'da yayın yapan ARB Televizyonu adına gazeteci Yeşim Eryılmaz'a verdiği mülakatta, Kıbrıs meselesinin yalnızca iki halk arasındaki bir sorun olmadığını, Doğu Akdeniz'in küresel güçlerin çıkarlarının kesiştiği stratejik bir coğrafya olması nedeniyle uluslararası boyut taşıdığını söyledi.
Doğu Akdeniz'in enerji, ticaret yolları ve güvenlik açısından dünyanın en önemli bölgelerinden biri olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının adadaki Türk varlığını, Türkiye'nin güvenliğini ve milli çıkarlarını korumak için mücadele verdiğini ifade etti.
'Kıbrıs sorunu bir statü sorunudur'
Kıbrıs sorununun temelinde statü meselesinin bulunduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, Rum tarafının 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında uluslararası alanda temsil edilmesinin sorunun temelini oluşturduğunu savundu.
1960 Cumhuriyeti'nin Rumların silahlı müdahalesiyle üç yıl sonra ortadan kaldırıldığını belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının eşit kurucu ortak statüsünün yok sayıldığını, uluslararası toplumun ise saldırganı ödüllendirirken Kıbrıs Türklerini cezalandırmaya devam ettiğini söyledi.
'AB 2004'te tarihi hata yaptı'
Avrupa Birliği'nin 2004 yılında Rum tarafını tüm ada adına üye kabul ederek tarihi bir hata yaptığını ifade eden Ertuğruloğlu, bu yanlışın oy birliği sistemi nedeniyle bugün dahi düzeltilemediğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde de veto mekanizması nedeniyle benzer bir durumun yaşandığını dile getiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının kendi devletine sahip çıkarak Türkiye ile birlikte yoluna devam edeceğini kaydetti.
'Egemen eşit devlet politikasından geri dönüş yok'
Kıbrıs Türk tarafının egemen eşit devlet politikasını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Ertuğruloğlu, bu politikadan geri adım atılmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Rum tarafının Kıbrıs Türklerini eşit bir taraf olarak görmediğini öne süren Ertuğruloğlu, mevcut koşullar altında yürütülen müzakerelerden sonuç alınmasının mümkün olmadığını savundu.
'Başarı ihtimali olmayan görüşmelerin anlamı yok'
Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen müzakerelerin ortak zemin bulunamadığı için defalarca sonuçsuz kaldığını ifade eden Ertuğruloğlu, başarı şansı bulunmayan görüşmelerin yalnızca görüşmüş olmak için yapılmasının anlam taşımadığını belirtti.
Rum tarafının uluslararası toplum tarafından 'Kıbrıs Cumhuriyeti' olarak tanınmaya devam ettiği sürece kapsamlı bir uzlaşının mümkün olmadığını dile getiren Ertuğruloğlu, bu şartlar değişmediği sürece müzakerelerin sonuç üretmeyeceğini savundu.
'Kıbrıs Türk halkı devletinden ve anavatanından vazgeçmez'
Kıbrıs Türk halkının yıllardır zor koşullar altında yaşadığını ancak devletinden ve Türkiye'den vazgeçmeyeceğini vurgulayan Ertuğruloğlu, 'Kıbrıs Türkü asla yalnız değildir ve hiçbir zaman yalnız yürümeyecektir.' dedi.
Rum tarafının Türkiye'yi tehdit olarak gördüğünü ancak bunun gerçekçi bir yaklaşım olmadığını savunan Ertuğruloğlu, Türkiye'nin bölgedeki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda izlenen egemen eşit devlet politikasının sürdürüleceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklarını ve statüsünü koruma mücadelesinin kararlılıkla devam edeceğini söyledi.
'Guterres'in ziyareti ortak zemin gerçeğini değiştirmiyor'
Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'in 27-29 Temmuz tarihlerinde Kıbrıs'a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretin de bu gerçeği değiştirmeyeceğini belirterek, BM'nin hem Crans-Montana sürecinin ardından hem de BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín'in raporlarında taraflar arasında resmi müzakereleri başlatacak ortak bir zemin bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Geçmişte başarısız olan müzakere modellerinin farklı isimler altında yeniden gündeme getirilmesini doğru bulmadıklarını kaydeden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden herhangi bir müzakere sürecine girmeyeceğini vurguladı. Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler'in adadaki mevcut gerçekleri dikkate alması gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının iradesini göz ardı edecek veya üzerinde uzlaşılmayan parametreleri dayatacak girişimlerin kabul edilmeyeceğini söyledi. Ayrıca, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade eden Ertuğruloğlu, bu misyonun arabuluculuk anlamına gelmediğinin de altını çizdi.