Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, petrolün varilindeki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyetinin 400 milyon dolar olduğunu söyledi. Bayraktar, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının Türkiye'nin enerji arzında bir soruna neden olmadığını belirterek, 'Şu anda ülkemiz açısından, vatandaşlarımız açısından bir enerji arz güvenliği sorunu yok' dedi.

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Bayraktar, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bayraktar, yaşanan jeopolitik gerilim ve savaşın küresel etkileri olan çok büyük bir kriz olduğunu belirterek, 'Son döneme baktığımız zaman dünya birçok krizden geçti. Pandemi yaşadık bundan 5-6 sene önce. Onun da çok önemli küresel etkileri olmuştu. Onun devamında yine bölgemizde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın çok önemli etkileri oldu. Tedarik zincirinde kırılmalar oldu, lojistik problemler yaşandı. Dünyada enerji fiyatlarının, emtia fiyatlarının yukarı gittiği dönemler, yüksek enflasyonun olduğu dönemler küresel anlamda söz konusu oldu ama sanki bu kriz bir anlamda bunlardan daha da büyük ve eğer uzun sürerse etkileri çok daha yıkıcı olabilecek küresel anlamda. Küresel ekonomi üzerinde etkileri olabilecek bir krizle karşı karşıyayız.' diye konuştu.

Savaşın kısa sürede neticelenmesini ve barışın sağlanmasını umduğunu vurgulayan Bayraktar, 'Bunun orta ve uzun vadeye yani önümüzdeki birkaç aya, yıl sonuna kadar veya belki daha sonrasına kadar sürmesi bütün küresel ekonomiyi, bütün dünyayı etkileyebilecek bir boyuta dönüşebilir. Dolayısıyla bayağı ciddi bir durumla karşı karşıyayız.' ifadelerini kullandı.

Bayraktar, işin merkezinde enerji ve ekonominin olduğuna dikkati çekerek, ulusal güvenliğin en önemli kısım olduğunu söyledi.

Yaşananların ekonomileri ve enerjiyi küresel çapta etkileyecek boyutu olduğunun altını çizen Bayraktar, 'Şu anda enerji arz güvenliğinde ülkemiz adına bir sıkıntı gözükmüyor. Enerji altyapımız ve bugüne kadar izlediğimiz çeşitlendirme politikamız bizi şu anda güvenli limanda tutuyor. Şu anda ülkemiz açısından, vatandaşlarımız açısından bir enerji arz güvenliği sorunu yok.' değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, yaşananların enerjide dışa bağımlı ülkeleri etkileyeceğini ancak dünya genelinde yaşanan bir enerji güvenliği sorunu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

'Enerji ve arz güvenliği, talep güvenliği ve iletim güvenliğiyle alakalı bir konu. Bütün bunlar bir araya gelince enerji güvenliğinden bahsedilir. Şu anda henüz talep tarafında bir kriz gözükmüyor ama ciddi bir arz kısıtı var. Petrolün veya enerjinin güzergahta geçişiyle alakalı sıkıntı yaşıyoruz. Hürmüz'den dünya petrolünün yüzde 20'si akıyor, bugün akmıyor. Dünyaya sunulan LNG'nin yüzde 20'si bugün artık buradan geçemiyor. Dolayısıyla ciddi bir arz kriziyle baş başayız. Bizim bu bölgeye bağımlılığımız en düşük seviyede. Biz buradan petrol alıyor muyuz? Suudi Arabistan ve Irak bizim iki tedarikçimiz. Toplam tedarikimizin yaklaşık yüzde 15'i gibi bir miktar bu bölgeden alınıyordu. Irak'tan aldığımız petrolün önemli bir kısmı da bu petrol boru hattıyla geliyor.'

Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışına bağımlılığının düşük seviyede olduğunu vurgulayan Bayraktar, 'Bu bölgeye bağımlılığımız petrolde yüzde 10 ile yönetebileceğimiz bir seviyede. Doğal gazda ise herhangi bir doğal gaz alımımız yoktu. LNG'de bizim farklı tedarikçilerimiz var. Özellikle Batı tarafı, ABD ile son yaptığımız anlaşmalar. Şu anda Türkiye'nin arzla, tedarikle alakalı sıkıntısı yok.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Petrolün varilindeki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon dolar'

Bayraktar, Hürmüz Boğazı krizinin vatandaşlara yansımasına ilişkin soruyu yanıtlayan Bayraktar, fiyat düzenlemelerinde küresel gelişmelerin belirleyici olduğunu söyledi.

Bayraktar, 'Katar, 'enerji tesislerim vuruldu veya LNG kargolarım Hürmüz'ü geçemiyor' dediği anda doğal gaz fiyatlarının Avrupa'da 600-700 dolara geldiği bir süreci yaşadık. Dolayısıyla bundan Türkiye'yi kurtarma şansımız çok fazla yok. Gelinen durum itibarıyla etkileri ne oldu derseniz, şunu söyleyebilirim; petrolün varilindeki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon dolar. Sadece 1 dolar varil fiyatı artarsa. Bir anda 60 dolardan 100 küsur dolara geldi. Şimdi 100'ün altına geldi ama 30-40 dolarlık muazzam bir sıçrama yaşadık. Dolayısıyla 1 dolar maliyeti 400 milyon dolar.' bilgisini paylaştı.

Türkiye DMM 'KKTC karasularındaki bir denizaltından füze fırlatıldığı' iddiası gerçeği yansıtmıyor'
Türkiye DMM 'KKTC karasularındaki bir denizaltından füze fırlatıldığı' iddiası gerçeği yansıtmıyor'
İçeriği Görüntüle

- 'Bu kriz eğer yıl sonuna kadar devam ederse, bizim bütçede 620 milyar lira para bulmamız lazım:'

Mevcut durumda elektrik ve doğal gazda uygulanan destek programına dikkati çeken Bayraktar, 'Elektrikte faturaların neredeyse yüzde 55'ini, doğal gazda yüzde 44-45'ini karşıladığımız bir süreçte, 2026 bütçesi için belirlediğimiz KDV hariç yaklaşık 305 milyar liralık bir destek programımız var. Son gelişmeler yıl sonuna kadar devam ederse bu rakam yaklaşık 925 milyar lira oluyor. Yani ilave bir 620 milyar liralık doğal gaz ve elektrik maliyeti var şu anda.' diye konuştu.

Bayraktar, bunun vatandaşa yansımasına ilişkin de 'Cumhurbaşkanımızın da özellikle üzerinde durduğu konu. Vatandaşlarımıza, hele böyle bir dönemde, bu destekleri tabii ki devam ettireceğiz. Onun bize verdiği talimat, hedef. Şunu söylemem lazım; bu kriz eğer yıl sonuna kadar devam ederse, bizim bütçede 620 milyar lira para bulmamız lazım. Gelişmeleri göz önünde bulundurarak nisan ayı içerisinde hem doğal gazda hem elektrikte bir değerlendirme yapabiliriz.' dedi.

Kaynak: RSS