Kıbrıs Türkü'nün milli varoluş mücadelesinin ilk şehitleri, 9 Eylül Cephesi kahramanları Ulus Ülfet, İsmail Beyoğlu, Mustafa Ertan ve Kubilay Altaylı, Lefkoşa’da düzenlenen törenle anıldı.

Yenişehir’deki İlk Adım Anıtı’nın bulunduğu Kurtuluş Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa Kaymakamı Cemal Kuyucu, askeri erkân, siyasi partilerin temsilcileri, Lefkoşa Türk Belediyesi yetkilileri, muharip dernekler ile şehit aileleri katıldı.

Protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu, saygı atışı, İstiklal Marşı’nın okunması ve bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

- Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada, “Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi vardır. Ana vatan Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığı barışımızın, huzurumuzun ve güvenliğimizin kırmızı çizgisidir” dedi.

Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık, özgürlük ve egemenlik mücadelesinin bugün de aynı kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Tatar, bundan 68 yıl önce genç yaşlarda canlarını feda eden Ulus Ülfet, İsmail Beyoğlu, Mustafa Ertan ve Kubilay Altaylı’nın Kıbrıs Türk halkının yolunu aydınlattığını söyledi.

- “Şehitlerimizin aziz hatıraları Kıbrıs Türk halkına güç veriyor”

Tatar, İngiliz sömürge yönetiminin baskısı ve Rum-Yunan ikilisinin saldırıları karşısında gençlerin ortaya koyduğu fedakârlığın, Kıbrıs Türk halkının direncini ve kararlılığını dünyaya ilan ettiğini ifade etti. “Onlar kendi canlarını ortaya koyarak bu halkın bağımsız ve özgür bir geleceğe sahip olabilmesi için mücadele ettiler” diyen Tatar, şehitlerin aziz hatıralarının bugün de Kıbrıs Türk halkına güç verdiğini belirtti.

- “Mücadelemizle Enosis engellendi”

1960 öncesinde verilen mücadeleyle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu, Kıbrıs Türk halkının da eşit kurucu ortak olduğunu belirten Tatar, “Anavatan Türkiye’nin garantör ülke olması bu mücadelenin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve Enosis engellenmiştir” dedi.

Rum-Yunan ikilisinin 1960’tan sonra Enosis hedefi doğrultusunda hareket ettiğini, Kanlı Noel, Kumsal Katliamı, Erenköy, Geçitkale olayları gibi büyük acıların yaşandığını hatırlatan Tatar, “Bütün bu baskılara rağmen Kıbrıs Türk halkı azim ve kararlılıkla kendi kimliği, dili, dini ve kültürüyle bu topraklarda varlığını sürdürmüştür” dedi.

- “Asla Rum Cumhuriyeti’ne tabi olamayız”

Kıbrıs Türk halkının en önemli kazanımının 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı ve ardından kurulan cumhuriyet olduğunu belirten Tatar, “Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti daha da kökleşmiş, kurumsallaşmış ve halkına geleceğe dair umut vaat eden bir devlet olmuştur.” diye konuştu.

Tatar konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir anlaşma olacaksa, biz asla Güney’deki Rum Cumhuriyeti’ne tabi olamayız, asla anavatanımız Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinin adadaki varlığından vazgeçemeyiz.”

- “Egemenlik temelinde siyaset”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da her fırsatta Kıbrıs Türk halkının sesini uluslararası platformlarda duyurduğunu söyleyen Tatar, “Bizim milli siyasetimizin temeli egemenliğimiz, devletimiz, ana vatanımızın garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığıdır. Bunlar barışımızın ve güvenliğimizin vazgeçilmez unsurlarıdır” dedi.

- “Şehitlerimizin emaneti omuzlarımızda”

Konuşmasının sonunda genç yaşta vatan uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmet, minnet ve şükranla anan Tatar, şehitlerin mücadelesi sayesinde Kıbrıs Türk halkının bugün bu topraklarda özgürce yaşadığını belirtti.

“Şehitlerimizin emaneti omuzlarımızda, bu emaneti gelecek nesillere taşımak hepimizin milli sorumluluğudur” diyen Tatar, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda kalıcı ve asli unsur olduğuna dikkat çekerek, egemen devletle bu yolu yürümekte kararlı olduklarını da vurguladı.

- Bayar

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar ise, 9 Eylül Cephesi şehitlerinin Kıbrıs Türk halkının milli mücadelesinde ilk adımı atan kahramanlar olduğunu söyledi.

Bayar, 31 Ağustos 1957’de yaşanan patlamayı ve o günkü tanıkların anlattıkları aktararak, Ulus Ülfet, İsmail Beyoğlu, Mustafa Ertan ve Kubilay Altaylı’nın genç yaşta Türklük ateşiyle mücadeleye katıldıklarını, ancak elim bir patlamada hayatlarını kaybettiklerini söyledi.

Yaralıların sıkıyönetim şartları nedeniyle hastanelere götürülemediğini ve şehitlerin farklı günlerde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Bayar, “Onlar milli varoluş mücadelemizin ilk şehitleri olarak tarihe geçtiler” dedi.

Şehitlerin fedakarlığının milli mücadelenin sembolü olduğuna işaret eden Bayar, “Bu kahramanlarımızın açtığı yolda, bir yıl sonra Erenköy’de ilk bereketçiler ve ilk deniz şehidimiz Asaf Elmas, aynı direniş ruhunu sürdürmüştür. İşte bu ruh bizleri bugünlere taşımıştır” dedi.

Bayar, şehitlerin kabirlerinin Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda bulunduğunu anımsatarak, genç yaşta hayatlarını feda eden bu dört gencin ve tüm şehitlerin rahmet, minnet ve şükranla anıldığını vurguladı.

Ordu'da Kıbrıs gazisi Celal Sarı'ya Gazilik Madalyası ve Beratı verildi
Ordu'da Kıbrıs gazisi Celal Sarı'ya Gazilik Madalyası ve Beratı verildi
İçeriği Görüntüle

Milli davanın 1878’den beri sürdüğüne işaret eden Bayar, “Bugünlere kolay gelinmedi. Gençlerimize bu mücadeleyi anlatmak, onları bilinçlendirmek hepimizin görevidir. Tek yol devletimizle yolumuza devam etmektir. Yaşasın anavatan, yaşasın yavru vatan” dedi.

- 1957’de yaşanan patlama ve milli mücadelenin ilk kayıpları

Ulus Ülfet (27), İsmail Beyoğlu (24), Mustafa Ertan (15) ve Kubilay Altaylı (16), 31 Ağustos 1957’de Küçük Kaymaklı bölgesinde Kıbrıslı Rumların saldırılarına karşı savunma amacıyla bomba hazırladıkları sırada meydana gelen patlamada hayatlarını kaybetti.

O dönemin ağır sıkıyönetim koşullarında yaralıların hastanelere ulaştırılamaması nedeniyle farklı günlerde şehit düşen dört genç, Kıbrıs Türk halkının milli varoluş mücadelesinde “ilk şehitler” olarak tarihe geçti.

Kaynak: RSS