Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), Tatil Evleri Yasası'nı, 'sürdürülebilir turizm yapısını korumak ve hukuk devleti ilkelerine sahip çıkmak' amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığını açıkladı.
Birlik Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin can damarı olan turizm sektörünün, geçen günlerde yürürlüğe giren Tatil Evleri Yasası ile 'ciddi bir belirsizlik ve risk sürecine' girdiği savunuldu.
Yasa yargıya taşınırken belirli bir kesimin hedef alınmadığı kaydedilen açıklamada, temel itirazın, 'sistemin işleyişindeki adaletsizliklere ve yasal boşluklara' olduğu ifade edildi.
-İtirazın nedenleri:
Yeni yasanın, 'Tatil Evi' adı altında villa, rezidans ve apartman dairelerinin kısa süreli kiralanmasını, herhangi bir sayı sınırlaması olmaksızın mümkün kıldığı belirtilen açıklamada, 'Bu durum, otellerin tabi olduğu yatak kapasitesi, güvenlik standartları ve yıldızlama kriterleri gibi katı kuralların dışına çıkan, kontrol edilmesi güç bir 'kayıt dışı' otelcilik yapısı doğurmaktadır' denildi.
Otelcilik sektörünün, ağır vergi yükümlülükleri, istihdam zorunlulukları ve yüksek işletme maliyetleri ile ayakta durmaya çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, aynı hizmeti 'Tatil Evi' adı altında sunacak olan yapıların, bu yükümlülüklerden muaf tutulmasının, serbest piyasadaki eşitlik ve adalet ilkesini zedelediği kaydedildi.
Ülkeye gelen turiste sunulan hizmetin kalitesinin, devletin denetim mekanizmalarıyla garanti altına alınması gerektiği vurgulanan açıklamada, mevcut düzenlemenin, turizm sektörünün niteliğini düşürme ve uzun vadede ülke markasına zarar verme riski taşıdığı savunuldu.
'Yasa, 'sosyal adalet', 'hukukun üstünlüğü' ve 'eşitlik' ilkelerine açıkça aykırıdır' denilen açıklamada, hukuk devletinde yasaların, kamu yararını gözetmesi ve hiçbir zümreye ayrıcalık tanınmaması gerektiği kaydedildi.
-'Hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz'
Yatırıma veya konut satışına karşı olunmadığı ancak ticari bir faaliyet olarak yürütülecek konaklama hizmetlerinin, turizmin genel disiplini ve adil rekabet şartları içinde yapılması gerektiği savunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
'Sektörümüzün geleceğini, binlerce çalışanımızın emeğini ve ülkemizin turizm imajını korumak için hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Adaletin, tüm tarafları kucaklayan ve hakkaniyeti gözeten bir sonuç doğuracağına inanıyoruz.'





